anasayfa foto-1 foto-2 album haber av kopekleri kulubumuz satiliklar linkler trap-2006

AV

 

BILDIRCIN AVI

     Bıldırcın, sülüngiller familyasının en küçüğüdür. Canlı ağırlık ortalamaları ergin erkeklerde 100-130 gram ergin dişilerde ise 120-160 gram arasındadır. Görünüş olarak erkeklerin göğüs tüyleri düz kahve renkli, dişilerin ise gıri renkli ve siyah beneklidir. Ayrıca erkeklerin ve dişilerin başlarında göğüs tüylerinin renginde şeritler yer alır.Hızlı, alçak ve yakın mesafe uçar. Konarken kanat süzer ve ardından kanat çırparak iner. Yerli ve göçmen olarak yurdumuzda bulunurlar. İlkbaharda göçmen olarak gelirler. Yüksek yaylalara, tarlalara, otlaklara yerleşirler.Buralarda yuvalarını yaptıktan sonra,10-13 civarında yumurtaları olur. Yumurtadan çıkan yavrular 40-45 günde erişkin büyüklüğüne erişirler ve onlar da yuva yaparlar.Yani anlayacağınız ülkemizden göç ederken, 2-4 kuşak(havaların durumuna göre değişir) birlikte göç yapar.

    Bıldırcın avı kolay ve zevklidir.kendinize arkadaş olacak bir Çömez yetiştiriyorsanız, bol fişek atılan ve diğerleri kadar yorucu olmayan bu av en uygun olanıdır. Anız tarlaları,süpürgelik ve dikenlikler, bahçeler bıldırcını bulabileceğiniz yerlerdir.Gün içinde hava ısındıktan sonra kaldırmak zordur. Bütün gününüzü av yapmaya planladıysanız ve köpeğiniz de yoksa, 10.30 - 16.00 saatleri arasında bir ağaç gölgesinde oturup sabah avının yorgunluğunu muhabbetle ,dinlenerek geçirmenizi tavsiye ederim.

     Eylül-Ekim arası Karadeniz ve Marmara Bölgesi'nde göç nedeniyle büyük sürülere rastlanılabilir. Bıldırcın kalktığında düz bir şekilde uçtuğundan avcıya sakin bir atış yapmak kalır. Fakat ne yazık ki üzücü av kazaları genelde bu avda meydana gelir.Bu yüzden, kalabalık ve düzensiz av yapılan avlaklara girilmemelidir. Kıyafetinizin açık renkli,arazi rengine uyumsuz bir şapkanız olmasında ,kim vurduya gitmememiz açısından büyük fayda vardır.Türkiye'de yaygın olarak bulunan tüfek 12 kalibredir. Lakin bu çaptaki tüfekler bıldırcın için uygun değildir. Bu problem 55-61 cm namlu ,11 numara saçma ,28 gr fişek kullanılarak ve bıldırcın kalktığında mesafenin açılmasına müsade edilerek giderilebilir.

KEKLİK AVI

         Keklik, dolgun vücut yapılı, kısa kuyruklu, yuvarlak kanatlı olup bıldırcından daha iri, sülünden daha küçüktür. Kınalı kekliklerin alnında başlayan karakteristik siyah bant şeklindeki çizgi, gözlere ve oradan boynun alt kısımlarına kadar iner. Olgun yaştaki kekliklerin göğüs, sırt, ve kanatları kül grisi renkte olup, yanda çubuk şeklinde siyah çizgiler vardır. Kınalı keklik ismini gaga, ayak ve bacaklardaki kırmızı renkten alır. Palazların dış uçucu telekleri farklı renk ve şekilde olup, bu telekler beneklidir. Dıştaki iki uçuş teleği ikinci yılın sonuna kadar dökülmez. Ergin erkekler 550-650 gr ağırlığa sahiptirler. Ergin dişiler ise erkeklerden %10 daha hafiftirler. Erkek ve dişiler aynı tüy renginde olup, olgunlaşma başlayınca erkekler mahmuzlarından tanınır. Erkeklerin mahmuzları dişilerinkinden daha büyüktür. Mahmuzlara bakılarak cinsiyet tayini yapılabileceği gibi, kesin cinsiyet ayrımı kloakaya bakılarak da yapılabilir. keklik avında hava durumuna göre hareket etmeniz gerekir. Keklik, soğuk günlerde arazinin güney kısımlarında, sıcak günlerde su başlarında ve yüksek kayalık alanlarda bulunur. Yani anlayacğınız havanın aşırı sıcak olduğu bir zamanda ava çıkıp da  "yahu bu keklikler de nereye gitmişle" diye hayıflanmayın.Bu mantık çerçevesinde güzün arazinin her yönünde anızlarda yayılan keklik, kışın arazinin güneyinde ve tohumun yeni atıldığı tarlalarda bulunabilir.

       Keklik günde en az iki kere yaylıma çıkar. Havanın soğuk veya rüzgarlı olması halinde dere yatakları ve yoğun kayalıkları tercih eder. Ayrıca kısa meşelik ve yüksek yerlerdeki otluklrda yaşayan keklikler, dağlık arazide yaşayanlara nazaran daha iri olurlar ve güzel bir köpeği olan avcı için de avlaması, sarp ve kayalık arazidekilere göre daha kolay olur.15-20 civarında sürüler halinde yaşayan alaylara "bozulmamış alay" denir. Av sahasına giren avcının ilk işi kalkan keklik alayının sayısını öğrenmektir. Keklik alayı dağılmadan kalktığında, alayın konduğu yer dikkatle takip edilerek tespit edilmelidir.
         Konduğu yer şayet meyilli bir arazi ise yaklaşık 100 m yukarısından (keklik meyilli arazide sürekli yürüyerek yukarı gitmeye meyillidir) basılmalıdır.Alayı dağıttınız mı işiniz kolay demektir.Çünkü aralıklarla birer ikişer kalkan keklik sayısını bölgeye inen keklik sayısından çıkardığınızda , geriye kaç keklik kaldığını bilirsiniz. Böylece atışa hazır bir durumda avlanmaya devam edersiniz. Keklik avı boşa en fazla fişek atılan avlardandır. Bunun da sebebi kekliğin ani ve görültülü bir şekilde kalkmasıdır. Avcı boş bulunup heyecanlanarak, atışlarını telaşla yapar. Alayı dağıttığınızda bu problem de ortadan kalkmış olur. Tercihen tüfek 12 kalibre , namlu 71 cm , fişek ise güzün 7-8 kışın 6 numara saçma olmalıdır. Rastgele.

       

TAVŞAN AVI

     Tavşan avı 3 farklı şekilde yapılabilir, bunlar köpekle, bek , tarama ve iz avı şeklindedir. Tavşan en verimli köpek ile avlanır, köpek olmadığı zamanlarda, çalılar taşlanır, ses çıkartılarak tavşanı ürküterek kaçması sağlanır. Arama avında yavaş hareket etmek, zaman zaman duraklamak faydalıdır. Tavşan hizasına gelen avcıyı genellikle bir miktar geçirdikten sonra ters istikamete kaçmayı dener. Böyle hallerde tüfeği aniden omuzlayıp ateş etmede ufak bir dikkatsizlik,sağına veya solundaki arkadaşa saçma değdirmeye sebep olur. Bu sebeple çalı,dikenlik gibi,dibinde tavşan yatabileceği tahmin edilen yerlere fırlayan tavşan ileriye kaçacak şekilde yanaşmalıdır

Tavşan düz arazilerde avlanacaksa bilhassa yakından arayan iyi bir fermacı köpeğe ihtiyaç vardır. Av köpeğinin çalılıkları, kısa otları ve bilhassa sonbahardan kalmış ekilmemiş tarlaları iyice araması lazımdır. Eğitimsiz bir köpekle tavşan avlamaktansa hiç köpek kullanmamak daha iyidir. Havanın sıcak ya da soğuk olmasına göre tavşan yatacağı yeri seçer. Sıcak ve kuru havalarda örtülü yerleri, civarındaki otlar sayesinde serinlemek mümkün olursa su kenarlarını tercih eder. Tavşan koşmasına engel olacak tarzda ekili bir yerde yatarsa gerektiğinde kolayca kaçabilmek için önünde açıklık kalması gayesiyle tarla kenarlarını ve tunçlarını tercih eder. Rutubetli havalarda kuru ve taşlık yerleri, seyrek çalılıkları kendine yatak yeri olarak seçer. Soğuk havalarda, toprak yığınları kenarlarında yatar. Tavşan, etrafı tarla ve ova olan köylerin civarında bulunduğu zaman yatak yerini bu tip köylere yakın seçer. Bundan maksat, avcıların çok defa köy uzaklarında avlandığına dikkat etmiş olmasıdır.

     Bek veya önezi avında ise sabahın erken saatleriyle, akşamın geç saatlerinde,tavşanların geçtiği yerlerde beklemekle yapılan bir av şeklidir. Bek avında iyi sonuç alabilmek için tavşanların yatak ve oynak yerlerini,geçitlerini çok iyi tanımak ve bilmek gerekir. Bilhassa orman içindeki çayırlıklar, fundalık ve çalılarla çevrili alanlar ve ekili yerler, bağlar tavşanların yemlenmek için gittikleri yerlerdir.

     Tarama avında ise en az 5-6 avcı olmalıdır. Avcılar kol teşkil ederek tarama avı yaparlar. Bilhassa düz ve engebeli arazilerde,tarım alanlarında etkili olur. Avcılar 20'şer adım mesafeyle sıralanır ve kol halinde ses çıkartarak,ağır ağır ilerler.

      İz avı ise karlı havalarda tavşan izlerini takip ederek yapılan bir av türüdür. Bilhassa taze karda izleri bulmak kolaylaşır. Oynak izlerini,yatak izlerini ayırt etmek tecrübe ister. Kar fazla ise tavşanın yattığı yer daha kolay bulunabilir,yumuşak karda tavşan kara gömüldüğü için yavaş hareket eder, ancak karda yürürken meydana gelen kıtırtılı sesleri tavşan kolayca duyduğundan genellikle uzaktan fırlar. 71cm namlu 12 kalibre tüfek, 32-36 gr fişek 2-6 numara saçma tercih edilebilir.

AVCILIK HAKKINDA

Avlanmak Dışardan bakıldığında; yorgunluk, enayilik, eziyet vb. gibi gözükse de, bizim için av; huzurdur, rahatlamadır, öze dönmektir, sevgidir. "En büyük sevgi ifade edilemeyendir" sözünden yola çıkarak, bu sitede ne ararsanız bulabileceğinizi falan iddia etmiyorum. Bu işe gönül vermiş biri olarak şevkle hazırlanan bir sitedir. Görsel olarak zengin olduğumuzu söyleyebilirim.  Sizden gelenlerle daha da güzelleşeceğine inanıyorum. Anılarınızı, resimlerinizi gönderin yayınlayalım. Dostça kalın.